15 Kasım 2009

''Uzun Yürüyüş''



Ta Osmanlı’dan beri alışmıştı madenci (1908)
Hakkını almak için olmuştu ''direnişçi''

Bir çok yoldaşını da bu uğurda kaybetti (1965)
Alpagut ocakları bu olaya şahitti

Bir dargın bir barışık epey yıllar eskidi
İşçilerin hakları sömürüyle eridi

Derken gün geldi çattı karar verdi işçiler
Kadın erkek demeden yollara döküldüler (1991)

Uyanmıştı Zonguldak haykırıyordu özden
Kömürden sürmeleri silmemişlerdi gözden

‘’Bu ocaklar bizimdir’’ dedikçe korkuttular
Miting alanlarını tek yürek doldurdular

Dize geldi sendika işçiye mecbur uydu
Savunmak zorundaydı görevi zaten buydu

Ve dört Ocak gününde Zonguldak yürüyordu
Çankaya'nın Özal'ı'' bu da fazla'' diyordu

Yirmi beş bin kişiyken oldular yüz binlerce
Devrek’te mola verip sarıldılar kardeşçe

Köylünün ekmeğini aşını paylaştılar
El ele tutuşarak halaya karıştılar

Dorukan’da kesildi ilk kez işçinin önü
Hazırlıklıydı işçi düşünmüştü bu günü

Var güçle direndiler ‘’sattırmayız’’ sözüyle
Dediler ‘’dönemeyiz Ankara’ya git söyle’’

Dellerderesi’ndeyken yollar yine tutuldu
İki yüz emekçiye kelepçeler vuruldu

Sendika''tamam'' dedi bahanesi hazırdı
Onca yolu almışken geri dönüş başladı (112km)

‘’Canlarım’’ diyen lider meğer imzayı atmış
Namını arttırırken işçisini kandırmış

Böylece alın teri beş paraya satıldı
‘’Uzun yürüyüş’’diye sadece namı kaldı

Direnişin sonrası Zonguldak unutuldu
Madenler özelleşip patronlara sunuldu

Odur budur çaresiz suskunlaştı işçiler
Sesini çıkarırsa bilirler ki, işsizler.

16 Kasım 2009

Gülden Işık

Etiketler: , ,

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa